28 Ocak 2016 Perşembe

''Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), üniversite diplomalarını mercek altına aldı. Bakanlık, YÖK’ün 25 Kasım’da diploma sahteciliğinin önüne geçmek için kurduğu ve bakanlıklara imzalanan protokollerle sorgulama hizmeti verdiği “Mezun Sorgulama ve Doğrulama Sistemi”nden yararlanmak üzere kurula başvurdu. YÖK, MEB’in merkez ve taşra teşkilatında muhtelif kadrolarda görevli yaklaşık bir milyon 30 bin personelinin yüksekokul, lisans, yüksek lisans ve doktora diploma bilgilerini incelemeye başladı.'' (Gazete haberlerinden)

&

Aklıma, 1982 yılında kurulan Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden, 1981 yılında mezun olan zat ile, konumuzla ilgisi olmayan bir fıkra geldi.


Sarayın önünden günlük satıcılar bağırarak geçiyormuş. Padişah, buna çok kızmış;
-Her im, sarayın önünden bağıra-çağıra geçe,  sattığı malın bir numunesi makatına duhul edile. Diye buyurmuş. Fermanı alan bostancı başı ve şürekası, tebdil giyinip sarayın çevresinde tertip almışlar. Elmacı geçiyormuş, bir taraftan yüksek sesle bağırıyormuş;

-'Elmacı, elmacı geldi!' diye. Hemen derdest edilip, fermanın gereğini icra eylemişler. Arkasından patlıcancı geçmiş.
-'Patlıcan geldi, patlıcancı geldi' diye. onuda alıp, gereğini yapmışlar. Bir müddet sonra, erikçi geçmiş. 
-'Erikçi geldi , güzel eriklerim var' diye bağırarak. Tabi yakalanmış. Ferman gereği yapılacak ama adam gülmekten yerinde duramıyor. Bostancı başı gürleyerek;
-Bre zındık, ne zenne gibi kıvırtır, gülersin?
Adam gülmekten gözleri yaşlı bir şekilde;
-Arkadan karpuzcu geliyoo...



Kırk yıllık Kani, olur mu soğan yahni?

El cevap: Rutin ve maruf bir cevap;
-Olur efendim! Burası Türkiye.
-Peki! Nasıl olur?
-Efendim, şimdi şöyle olur.
-Önce, Soros, TESEV, CHP.ORG.TR, CNN Türk, Açık Toplum Enstitüsü gibi hemen hemen her ''Medya Market'te bulabileceğiniz malzemeler, derince bir fırın kabına konur. Malzemelerin taze ve raf ömrü geçmemiş olmasına dikkat edilir. Ondan sonra bunlar ''liberal'' bir tarzda ve homojen olacak şekilde karıştırılır, daha önceden 250-300 santigratta ısıtılmış fırına, mercimeği fırına verir gibi verilir. Daha sonra, kırk kere; ''CHP lideri TESEV'E üye olamaz'' diyerek, muhatabına zarf atılır. Muhatabı zarfı alır okur, ve;

-'Evet, TESEV üyesiyim ama toplantılarına hiç katılmadım', diye sallar.

Turuncu devrimlerin mimarı ve para spekülatörü Soros'dan; ''her yıl 2  milyon dolar alıyoruz'' diyen Can Paker'i bile ciddiye almayan ve 'salağa yatan' muhatap, aşçının 'rest 'ine, vido çekerek yanıt verir. Aşçı;

-CHP eğer ”Kürtçü” olacaksa Kürtçü, “Ergenekoncu” olacaksa Ergenekoncu, “Liberal” olacaksa liberal, “Sosyal demokrat” olacaksa sosyal demokrat olmanın gereğini yerine getirmelidir. Bugün ne yazık ki; bu netlik yoktur. Der. Muhatabı;

-Şimdilik sus ol! İleride bunu telafi ederiz der. Ama aşçı ısrarlıdır:

-'TESEV; Kanarya Sevenler Derneği değildir.' diyerek elinde floş olduğunu ima eder.

Bu arada fırına atılan ve iyice pişmiş olan karışım, fırından çıkarılarak oda sıcaklığında soğumaya bırakılır.
Aradan 3-4 yıl geçtikten sonra, iyice soğuyan soğan yahnisi, 'servis dışı bırakılarak' afiyetle yenir.

&

Biz yemedik ama yiyenlere; 'Afiyet olsun!', Milletimiz var olsun!...




kilicdaroglu_tesev_kurucusu_cikti183



CHP lideri TESEV’e üye olamaz!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TESEV üyesi olduğunu yazmamın ardından başlayan tartışma sürüyor. Doğaldır… ‘CHP Genel Başkanlığı’ koltuğunda oturan herhangi bir kişinin, TESEV gibi tartışmalı ve spekülasyonlarla anılan bir kuruma üye olduğunun ortaya çıkması, hem parti kamuoyunda, hem de çeşitli çevrelerde ele alınır.


Pazar günü, “yazı çok uzamasın” diye Kılıçdaroğlu’nun “TESEV üyeliği”ne neden özellikle vurgu yaptığımı yazmamıştım. “Kılıçdaroğlu’nun kafası neden karışık?” başlıklı yazıyı hatırlayanlar, TESEV’e yönelik vurgunun aslında “ideolojik bir gönderme” olduğunu anımsayacaktır. Zira; o yazıda, CHP’nin rotasının belli olmadığını, sürekli yalpaladığını ve ne söylediği anlaşılamayan bir parti haline dönüştüğünü ifade etmiştim. Bu kafa karışıklığı ve “pusulasını şaşırma hali”nde, TESEV’de vücut bulan ideolojik çevrelerin etkili olduğuna vurgu yapmıştım.


tesev_listesi_kilicdaroglu183
Biliyorsunuz; CHP Genel Merkezi, ben bu satırları kaleme aldıktan sonra, üsluptaki düzeysizliğin sebebini hala anlayamadığım “yazılı bir açıklama” yaptı. O yazıda, ne “hayal gördüğümüz” kaldı, ne de “asparagasçılığımız!”

Neyse ki; o yazılı açıklamadan hemen sonra Kılıçdaroğlu’nun TESEV’e üye olduğunu kanıtlayan “vakıf senedi”ni yayımladık ve “asparagasçı”nın kim olduğunu da göstermiş olduk. Kılıçdaroğlu, bu açıklamadan birgün sonra, CNN Türk Programcısı Enver Aysever’e konuştu. CHP lideri, “Evet TESEV üyesiyim ama çalışmalarına katılmadım” dedi. Böylece, tarihte belki de ilk kez, CHP Genel Başkanı koltuğunda oturan bir isim, kendi partisini yalanlamış oldu. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri sonrası, bize karşı o bildiriyi kaleme alan ve alel acele CHP.ORG.TR’ye koydurtanlar, acaba istifa etmeyi düşündüler mi, ya da hiç utandılar mı diye sormadan edemiyorum…

Bunları şimdilik bir kenara bırakalım…

Kılıçdaroğlu, CNN Türk’ten Enver Aysever‘e “Çalışmalarına hiç katılmadım” diyor. Bu söz üzerine bazı şeyler yazıp Kılıçdaroğlu’nu üzmek istemiyorum. Ancak; yazmadan geçemeyeceğim bir ”ayrıntı” var. Bu ”ayrıntı” önceki yazıların ayaklarının yere daha sağlam basmasını ve tartışmanın özünün ortaya çıkmasını da sağlayacak.


hillaryclinton_kemalbey
Hatırlarsınız, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partinin başına geçtikten hemen sonra “Arama Konferansı” adı altında iki toplantı düzenletmişti. Biri İstanbul’da diğeri ise Van’da gerçekleşen toplantıda, CHP politikalarının ne olması gerektiği konuşulmuştu. Toplantıya kimlerin katılacağı, kimin konuşacağı ve hangi konuların masaya yatırılacağı, moderatör Oğuz Babüroğlu tarafından organize edilmişti.

CHP’lilerin sadece ”dinleyip” hiç ”konuş(a)madığı” o toplantıların moderatörü Oğuz Babüroğlu’nun da TESEV’in 36 nolu üyesi olduğunu söylersem, sanırım fotoğraf biraz daha netleşecektir. Babüroğlu, TESEV’e sadece üye olmakla kalmayıp aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak da görev yapıyor. Kılıçdaroğlu, “TESEV’in çalışmalarına katılmadım” diyor ama; TESEV’in CHP’nin çalışmalarına katıldığı ve “yönlendirdiği” ya da en azından “etkilediği” bu örnek üzerinden açıkça görülüyor.


hopkins_raporu_2008
Benim TESEV meselesinin üzerinde durmanın sebebi şu:

TESEV, dünyaca ünlü para spekülatörü, Turuncu Devrimlerin mimarı Soros’un Türkiye’deki uzantılarından biridir. Soros, Açık Toplum Ensitüsü üzerinden Türkiye’de TESEV gibi kuruluşlara para aktararak, siyaset mühendisliği yapmaktadır. “Liberal” politikaların hakim olması için yapılan toplum mühendisliğinin temel amacı ise dünya kaynaklarının emperyalist ve kapitalistlere açılmasıdır. Felsefedeki kavramlarla ifade edersek, Soros bu eylemlerini yaparken, “örtülü dil”i kullanmakta ve faaliyetlerine “Açık Toplum” gibi albenisi olan, büyülü bir ad vermektedir. Güya, Açık Toplum ideali gerçekleşirse, dünya şeffaflaştırılacak ve böylece tam demokrasi egemen olacaktır! Oysa ki; dertleri demokrasi değil, para babalarının mutlak egemenliğini kurmaktır.


kilicdaroglu_tanrikulu
Şu an TESEV’in başında bulunan ve Açık Toplum Enstitüsü’nün Danışma Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Can Paker, “Biz Soros’tan her yıl 2 milyon dolar alıyoruz” diyerek aralarındaki ilişkiyi itiraf etmiştir. (Sabah Gazetesi – 2008)

Türkiye’ye “her yıl 2 milyon dolar yollayan” Soros’un, 2011 yılının haziran ayında BBC’ye verdiği bir mülakattaki sözlerini hatırlarsak, TESEV meselesi üzerinde neden durduğum ve neden “CHP lideri TESEV’e üye olamaz” dediğim daha net anlaşılacaktır.

Soros, BBC’deki röportajında,”SSCB’nin dağıtılması için yapılan çalışmalarda bizzat rol aldım” demiş ardından da eklemiştir: “Dünya, bu kadar petrolün parasını, Libya Lideri Kaddafi’nin tek başına cebine koymasına izin vermeyecektir.” (Şimdiki Zaman – SKY Türk /Gürkan Hacır’ın Libya üzerine yaptığı programda da yayımlandı bu röportaj.)

Hem SSCB’nin, hem de Kaddafi’nin başına gelenleri hatırladığımızda, Soros’un ”siyasi mühendislik” projesinin ayaklarından biri olduğu daha “açık” olarak görülecektir.


soros_tesev_sivil_orumcekler2
Benim CHP – TESEV ve Açık Toplum Enstitüsü arasındaki ilişkiye yönelik itirazımın sebebi de budur. “Liberalizm” adı verilen ve dünya halklarının düşmanı olan bu düşünce; dünyayı “açık bir pazar” haline getirmek istiyor. Sendikasızlaştırma, kar eden kuruluşları özelleştirme, sosyal hakların ortadan kaldırılması, yurttaşların devlet karşısında korunaksız bırakılması, emeklilik yaşının git gide uzaması, Soros’un bayraktarlığını yaptığı liberalizmin yarattığı olumsuzluklardır.

Bunları; “sosyalist – sosyal demokrat” bir çizgide durmaya çalışan bir gazeteci olarak söylüyorum. Tabii ki; bunları söylerken ne Kılıçdaroğlu’na ne de diğer CHP yöneticilerine “Sorosçu” yakıştırmasını yapmıyorum.

Ne böyle bir niyetim var; ne de kastım!

Ancak unutulmasın ki; “emperyalizm üç koldan birden gelir.” Öyle bir yönlendirilirsiniz ki; ne olduğunu anlamadan, kendi ideolojinize, tabanınıza, halkınıza ve ülkenize yabancılaşırsınız. CHP de ne yazık ki; şimdi bu “ideolojik tıkanma – savrulma” sürecini yaşıyor.


ata2
Bakın; CHP sebebini hala anlayamadığımız bir tutumla, Libya’ya yönelik tezkerenin TBMM’den “10 dakika”da geçmesine katkı verdi. Türkiye’nin Libya ile herhangi bir sorunu yokken, bu ülkeye yönelik müdahaleye “onay vermek” 1 Mart Tezkeresi’nde doğru yerde duran CHP’nin kendi çizgisiyle ters düşmesine de sebep oldu.

”Arama Konferansı”nı TESEV yöneticilerine bırakan ve “Bizi bize anlatın, ne yapacağımızı söyleyin” diyen CHP yönetimi, sanırım nasıl bir “ideolojik angajman içine çekildiği”ni şimdi daha iyi görecektir. Mesele, yazdıklarında TEK BİR MADDİ HATA OLMAYAN Gerçek Gündem.com’un ”asparagasçı” ilan edilerek kapatılamayacağı kadar derindir ve önemlidir.

Sabah Gazetesi Yazarı, meslek büyüğümüz Mahmut Övür, bugünkü yazısında, TESEV üzerinden başlattığım tartışmayı eleştiriyor ve “Değişim isteyenlerin başında geliyordun, n’oldu şimdi?” diye soruyor. Evet doğru. CHP’de bir “değişim” ve “dönüşüm”ün olması gerektiğini söylüyordum, hala da söylüyorum.

Ancak; ben “CHP dönüşsün, değişsin” derken, “Liberal olsun” demedim ki!

“CHP değişsin, sol – sosyal demokrat bir çizgiye gelsin. Liberalizmin yıkıcılığına karşı halklar için bir set, bir şemsiye olsun” temennisinde bulundum. Kürt Sorunu’nun barışçıl bir yöntemle ve “birliğimizi koruyarak” çözülmesi için politika üretmesini istedim. “Tam ve eksiksiz demokrasi”den yana tavır alsın diye destek verdim. Yoksa; “Liberal olun, halkı ekonomik ve sosyal yıkımlara karşı korunaksız bırakın” demedim!

Benim Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirimin temeli, “ideolojik netliği sağlama” konusundaki yetersizliğidir. Kılıçdaroğlu, CHP’yi “Herkesi yakala” mantığıyla yönetmeye çalışırsa, bugünkü tablo ortaya çıkar. Evet, CHP bir kitle partisidir. Toplumun tüm renkleri CHP çatısı altında olacaktır. Ancak; “temel ilke”nin ne olduğu da bilinecektir. Bu temel ilke de kuşkusuz parti programında yer alan “sosyal demokrasidir.” Neo-liberalizm değil!

CHP eğer ”Kürtçü” olacaksa Kürtçü, “Ergenekoncu” olacaksa Ergenekoncu, “Liberal” olacaksa liberal, “Sosyal demokrat” olacaksa sosyal demokrat olmanın gereğini yerine getirmelidir. Bugün ne yazık ki; bu netlik yoktur.

Lafı çok uzatmadan, meselenin özünü yinelemek gerekir:

Yukarıda sıraladığım sebeplerden dolayı, CHP liderinin TESEV’e üye olma hakkı yoktur! Bir önceki yazıda da belirtiğim üzere, TESEV; Kanarya Sevenler Derneği değildir… Yok eğer; CHP lideri TESEV’de kendisini ifade eden “ideolojik çizgi”yi benimsiyor ve ”sosyal demokrat politikalara” sırtını döneceğini söylüyorsa, bize de söyleyecek çok fazla söz kalmamaktadır.

Meselenin en somut ifadesi budur.
Bu satırların sahibi, “sol – sosyalist çizgi”de duran ve kendisini “anti-emperyalist” olarak tarif eden bir gazetecidir. Yazılan çizilenlerin arkasında “başka bir şey aramak” bu yüzden anlamsızdır.


Barış YARKADAŞ - 17 Kasım 2011 - Gerçek Gündem









Ayının kırk türküsü...

''Açılım süreci'', ''silahlar sussun'', ''analar ağlamasın'', demogkratik haklar'', ''halkların kardeşliği'', ''ileri demokrasi'', ''askeri vesayet'', ''her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık'', ulusalcı dalga aşılacaktır'', ''pekeke barışın simgesidir'', ''federetif devlet'', ''aposuz çözüm süreci çözülemez'', ''1930'ların chp'si değiliz'', ''yerel özerklik şartına çekince koymayacağız'', ''hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz'', ''80 yıllık zülüm sona erdi'', ''ana dilde eğitimi tartışırız'', ''memleketi bir kadın memesine satarım'', ''Türkiye bir hukuk devletidir'', '' devlet doğuda soykırım yapıyor'', ''hak'', ''huk'' ''gak'', ''guk''. Vs., vs...

&

Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üzerine.









27 Ocak 2016 Çarşamba

Yılmaz Özdil: Şero bile biliyor...


Şero bile biliyor halktan saklamayın


Milletvekilleri biliyor.
Danışmanlar biliyor.
Sekreterler biliyor.
Şoförler biliyor.
Çaycılar biliyor.
Şero biliyor, Şero.
*
Toplum nazarında çok etkili bir eski CHP milletvekili, Kemal Kılıçdaroğlu’na gidiyor, “böyle devam edilemez, sokağa çıkamaz hale geliriz, açıklayın şu milletvekilini, çıksın özür dilesin” diyor.
*
CHP’li genç bir milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’na gidiyor, “açıklarsak küçük düşmeyiz, asıl açıklamadığımız için küçük düşüyoruz” diyor.
*
CHP’li kadın milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’na gidiyor, “o milletvekili açıklanmadığı için hepimiz zan altında kaldık, eve gittiğimde çocuğum bile bana kim olduğunu sordu” diyor.
*
Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok yakın arkadaşı olan CHP milletvekili, “Atatürk, cumhuriyetin ve partimizin istinat duvarıdır, bunu yapanı korursan, sadece parti değil, memleket başımıza yıkılır” diyor.
*
CHP’nin ağabey seviyesindeki eski milletvekili, Kemal Kılıçdaroğlu’na telefon ediyor, “bu vekilin yaptığı partiyi değil, kendisini bağlar, korumaya kalkarsan, partiyi de kurumsal olarak bağlar” diyor.
*
Vicdanının gürültüsü yüzünden uyku uyuyamayan CHP milletvekilleri var. Kimisi “telefonum susmuyor, kapatmak zorunda kaldım” diyor. Kimisi de “senelerce vatandaşa susmayın korkmayın konuşun dedik, şimdi konuşamadığımız için utanıyorum” diyor.
*
TBMM odasındaki Atatürk resmini duvardan indirip, “yeni şeyler söylemek lazım” diyerek, çöp kutusuna atan yeni chp’li milletvekilinin kim olduğu, herkesin bildiği bir sır!
Milletvekilleri biliyor.
Danışmanlar biliyor.
Sekreterler biliyor.
Şoförler biliyor.
Çaycılar biliyor.
Şero biliyor, Şero.
*
Kemal Kılıçdaroğlu hâlâ üstünü örtmeye çalışıyor, “disiplin kuruluna talimat verdim, araştıracaklar” filan diyor.
*
Açık söyleyeyim.
Her Kemal’in değil…
Mustafa Kemal’in askeriyiz.
İşimizi, mesleğimizi, kariyerimizi yakarız.
Gerekirse kendimizi yakarız.
Gene de halının altına süpürtmeyiz.
Haberiniz olsun.


*
Yeni chp milletvekillerinden biri TBMM’deki odasının duvarında bulunan Atatürk resmini indiriyor, çöp kutusunun yanına koyuyor, “artık yeni şeyler söylemek lazım” diyor. Atatürk eski yani… Bunlar yeni chp… Aylin Nazlıaka ve bazı chp milletvekilleri bu kepazeliğe şahit oluyor, meclis kulisinde sohbet ederken öbür milletvekillerine anlatıyor. Ancak… Atatürk resmini çöp kutusuna atan milletvekilinin ismini söylemiyor. Talat Atilla bu mevzuyu öğreniyor, yazıyor. Vay sen misin… Talat Atilla’ya Aylin Nazlıaka tarafından 100 bin liralık dava açılıyor, savcılık marifetiyle bilgisayarına ve cep telefonuna el konulması, Türktime sitesinin kapatılması talep ediliyor.
*
Atatürk’e her türlü iğrenç hakareti yağdıran şeriatçı gazeteye taziye mesajı göndereceksiniz… Atatürk’ün resmini kim indirdi diye soran gazeteciyi mahkemeye vereceksiniz, öyle mi?
*
Yok öyle!
*
Para cezasıyla tehdit etmek, bilgisayarına el koydurmak, siteyi kapattırmak filan… “Diktatör bozuntuluğu”na mı özendiniz?
*
Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Enis Berberoğlu, Utku Çakırözer, Atilla Sertel, Barış Yarkadaş, gazeteci chp milletvekilleri… Talat Atilla’nın merak ettiğini siz merak etmiyor musunuz kardeşim? Neden ölü balık taklidi yapıyorsunuz?
*
Aylin Nazlıaka’yı ısrarla arayıp soruyorum, Atatürk’ün resmini kimin indirdiğini söylemiyor. Aylin Nazlıaka bunun karşılığında mı parti meclisine sokuldu? Konuşmasın diye mi ödüllendirildi?
*
Hatta deniyor ki… Aylin Nazlıaka’yla beraber, Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atan milletvekili de parti meclisine sokuldu. Doğru mu?
*
İzmir milletvekili Aytun Çıray, sırf bu rezilliği protesto etmek için parti meclisine aday olmadığını açıkladı. Haluk Koç, Veli Ağbaba, Bülent Tezcan, sizler hangi yüzle o koltuklara kuruluyorsunuz?
*
Hatırlarsınız… Dün toprağa verdiğimiz rahmetli Kamer Genç, meclis kürsüsüne çıkıyor ve Atatürk’ü yok saymaya çalışanlara “Atatürk olmasaydı siz hangi devletin vatandaşı olurdunuz?” diye soruyordu. Atatürk olmasaydı, siz hangi devletin milletvekili olurdunuz?
*
Teğmen Mehmet Ali Çelebi, sallayıp duruyordun Mustafa Kemal’in askeriyim filan… Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atanla aynı parti meclisinde oturuyorsun, nasıl olacak şimdi bu askerlik işi?
*
Aykut Erdoğdu, Özgür Özel, Dursun Çiçek, İlhan Cihaner, Akif Hamzaçebi, Aytuğ Atıcı… Bu kadar mı biat ettiniz arkadaş? Bu kadar mı ödünüz kopuyor konuşmaya? Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atan Akp milletvekili olsa, ortalığı ayağa kaldırmaz mısınız?
*
Hdp kongresinde bile Atatürk posteri vardı. İbrettir. Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atanı açıklamazsanız, insan içine nasıl çıkacaksınız?
*
Size oy verenleri şapşal mı zannediyorsunuz? Unutulur gider diye mi düşünüyorsunuz? Bu pespayeliği yurttaşlara duyurmayacağımızı, yanınıza bırakacağımızı mı sanıyorsunuz?
*
Siz bizi halk tv mi zannettiniz emmioğlu?
*
Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atan milletvekilini, bizzat parlatan, pohpohlayan… Sonra da bu utanmazlık hiç konuşulmasın, öğrenilmesin, sorgulanmasın diye üstünü örtmeye çalışan… Goygoycu halk tv gibi davranacağımızı mı sanıyorsunuz?
*
Kılıçdaroğlu, kendisi hakkında bildiklerini açıklaması için Tayyip Erdoğan’a salı gününe kadar süre verdi. Ben de Kılıçdaroğlu’na kendi bildiklerini açıklaması için salı gününe kadar süre veriyorum.
*
Açıkla guguk kuşu…
Atatürk’ün resmini çöp kutusuna atan yeni chp milletvekili kim?

13 Ocak 2016 Çarşamba

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zaflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, cüven

Tatarca...

cüven    : dizgin, dizgin takımı



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zaflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, şirayke

Tatarca...

şirayke      : atların koşum takımı



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zaflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, oymak

Tatarca...

 oymak      : dikiş yüzüğü


Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zaflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, şomaşa

Tatarca...

şomaşa        : öküz boyunduğuna takılan demir çubuk



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zaflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, moysa, öküz boyunduğu

Tatarca...

moysa         : öküz boyunduruğu



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, açkıç, açkış, anahtar

Tatarca...

açkıç & atkış    : anahtar, anahtarların asıldığı yer.

 


Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, sırga, küpe

Tatarca...


sırga     : küpe



7 Ocak 2016 Perşembe

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, ayözek, eşek dikeni

Tatarca...


ayözek      : eşek dikeni, eşeklerin sevdiği dikenli bir bitki.





Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, sınık

Tatarca...

sınık            : kırık

sıngan         : kırılmış (daha önceden olmuş eylem için)

sındır           : kır

sındırgan     : kırmış (birisi tarafından yapılan eylem)

sındırılgan   : kırılmış (birisi tarafından kırılmış)

sındırma      : kırma



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, ösken

Tatarca...


ösgen & ösken     : büyümüş, yetişmiş

ösmegen              : büyümemiş, yetişmemiş

Örneğin              : Balan, baya ösgen (ösken).

                             (Çocuğun, bayağı büyümüş).

                             Pasleler, ösgenler.

                             (Fasulyeler büyümüşler).

                             Tegenekler ösmeden, şalayık.

                             ( Dikenler büyümeden, biçelim)





Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca, zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, samıt, samıy

Tatarca...


samıt & samıy    : aptal, salak


Örneğin : Samıt mısın? Nişün yasadın?

                 (Aptal mısın? Neden yaptın? )

                 Sen samıysın! Onday aytılır mı?

                 (Sen aptalsın! Öyle söylenir mi?)



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarfler, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, irkît, irkit


Tatarca...


irkît & irkit     : biriktir (paranın biriktirilmesi, tasarruf etmek)

irkîtmek & irkitmek : biriktirmek, tasarruf etmek


Örneğin : Kazanganını irkît (irkit)!

                ( Kazandığını biriktir!) 




Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, Tatarca zarflar, sıfatlar, zamirler, fiiller ve deyimler, endi, artık...

Tatarca...

endi                   : artık

endigisi             : artığın

endigiy              : artık


örneğin : endi kaytayık (artık dönelim )

                 endigisi kaytayık (artık &artığın dönelim)

                 endi ketiyik (artık gidelim)

                 endigisi ketiyik (artık & artığın gidelim)

                 endi aytma (artık söyleme) 

                 endigisi aytma (artık & artığın söyleme)

                 endigiy cılama (artık & artığın ağlama)


Not : Endi, endigisi, endigiy kelimeleri 'artık', 'artığın' anlamında olup,her üçü de de  kullanılabilir. ('Artığın' Türkçe Türkçesinde de çok kullanılmaktadır).

                 

6 Ocak 2016 Çarşamba

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, sokurcumran

Tatarca...


sokurcumran & sokurşışan   : köstebek





Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, şamek

Tatarca...

şamek     : maymun


Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, somak

Tatarca...

somak    : dudak



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, kursak

Tatarca...

kursak     : mide

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, bavursak

Tatarca...

bavursak      : bağırsak



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, şöküş

Tatarca...

şöküş       : çekiç

3 Ocak 2016 Pazar

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, peşka

Tatarca...

peşka      : soba



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, cartı

Tatarca...

cartı      : eski, yıpranmış, eski-püskü





Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, biy

Tatarca...

biy            : örümcek



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, baytal

Tatarca...

baytal              : dişi at



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, toban

Tatarca...

toban               : saman



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, cavun

Tatarca...

cavun     : yağmur

  

Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, şaytantoy

Tatarca...

şaytantoy      : hortum




Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca resimler, bosaga

Tatarca...

bosaga         : (1) merdiven

                       (2) eşik, kapı eşiği

   

                   



Tatarca öğreniyoru, resimli Tatarca kelimeler, carık

Tatarca...

carık      : (1) aydınlık

                 (2) yarık, yarılmış



Tatarca öğreniyorum, resimli Tatarca kelimeler, kokokmiyav,

Tatarca...

kokokmiyav    : baykuş



Atatürk, Efendiler ! Eğer memleket parçalanacak olursa masur şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur . Biz o masur şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık . Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri , mevkileri de masur şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik ... Bunu anlamayıp da, milleti hala kendi kafalarının keyfine Türkçesi idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır . M.Kemal Atatürk





Efendiler !
Eğer memleket parçalanacak olursa masur şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur . Biz o masur şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık . Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri , mevkileri de masur şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik ... Bunu anlamayıp da, milleti hala kendi kafalarının keyfine Türkçesi idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır .

M.Kemal Atatürk

Tatarca kelimeler, moşak

Tatarca...

moşak     : boncuk


Tatarca kelimeler, şana

Tatarca...

şana      : kızak



Tatarca kelimeler, urşuk, kerman, kirmen

Tatarca...

urşuk        : yün eğirmekte kullanılan yuvarlak tahtadan alet

kerman & kirmen  : + şeklinde yün eğirme aleti